16 Ekim 2008 Perşembe

kamera arkası

Kamera Arkası

Kamera arkası...
Bir filmin kamera arkası görüntüleri her seyirci için ilginç ve keyifli olmalı. Kamera-arkası görüntülerini izlerken, kendimizi az da olsa ayrıcalıklı bir konumda hissederiz.
Ayrıcalıklıyızdır; çünkü herkesin kendini kaptırdığı kurgulanmış bir gerçekliğin arkasına geçeriz; herkesin bilmediğini bilir, herkesin görmediğini görürüz. Keyifliyizdir; çünkü tasarlanmış bir hayalin içinden çıkıp onu kuşatır, inşa edilmiş bir rüyadan uyanıp rüyayı yorumlarız. Kamera arkası görüntülerini seyrederken, az önce seyirci olarak nesnesi olduğumuz ve etkilendiğimiz bir ürünü, kendi nesnemiz haline getirir, onu elimize alırız, ona özne oluruz.

Bir filmi seyretmeye razı olmak gönüllü bir aldanıştır, duygularımızı bile-isteye geçici bir gerçekliğin eline vermektir. İyi bir film bize sinemayı unutturur. Etkileyici bir senaryo sinemada bir seyirci olduğumuz gerçeğinden duygusal olarak kopartır bizi. Öyle ki, sinema ışıkları yanınca silkinmek zorunda kalırız. Sinema ışıklarının yanmasını bekliyorsak, koltukta olduğumuzu unutmamışsak, filmin film olduğu başından beri aklımızdaysa, iyi bir filmde değiliz demektir. Film odur ki, film olduğunu unuttursun.

Bir televizyon programımızın kamera arkası görüntülerini çeken kameraman ve yönetmen arkadaşlarımın koşturmaları sırasında acıyla fark edecektim ki, boşuna gayret ediyorlar. Çektikleri bir “kamera arkası” olmayacak. Kamera arkası diye çektikleri görüntüler ellerindeki kameranın önüne düşüyordu yine. Seyrettiğimiz her “kamera-arkası” aslında bir başka “kameranın önü”dür. Bizi kamera arkasına götürüp filmden uyandırmaya çalışanlar bir başka kameranın önünde yeniden uyutuyorlar. Kamera arkası görüntüleri ile kimselerin görmediğini gördüğüne inandırılan biz ayrıcalıklılar, aslında kamera arkası görüntülerini çeken kameraların arkasından habersiziz. Yeni bir kurgunun, yeni bir yapımın önüne sürüyorlar bizi kamera arkası görüntüleriyle. Yeniden uyutuyorlar. Yine kamera önünde oyalıyorlar. Kamera-arkası görüntülerin düştüğü kameraların da arkasına bir dizi kamera koysalar, seyrettiklerimiz yine bir kameranın önünde duruyor olmaktan kurtulamayacak. Bu kamera arkası çekimlerini, “kamera arkasının kamera arkasının kamera arkasının kamera arkası...” şeklinde sonsuza kadar çoğaltsalar da, bir kameranın önünde kalacak gözlerimiz. Üstelik, sonunda kameralar o kadar artacak ki, bunca kameraya yetişecek ne kameraman bulunur, bunca kamera arkası görüntüsünü seyredecek ne seyirci kalır.

Öyle bir kamera çekmeli ki gerçek kamera arkasını, başka bir kamera önü daha olmamalı çektiği görüntüler. Öyle bir yerden bakmalıyız ki gerçekliğe, o bakışın arkasında başka bir bakışa yer kalmamalı. Son ve gerçek kameranın çektiği öyle olmalı ki, o kamera arkası bakışını kuşatabilecek başka bir kameranın varlığı imkansız olmalı.

Bütün nazarları ve manzaraları, vizyonları ve vizörleri önüne alan, ardında başka bir şey bırakmayan tek ve nihaî görüş nedir o halde? Varlığın nihâi seyircisi kim? Hayallerimizin en son kamera arkası bakışı kimin nazarında saklı? Yaşadığımız hayatın nihai görüntüleri hangi perdeye düşüyor? Seyrettiğimiz görüntülerin gözbebeğimize düşmesi, bu görüntüye bizim verdiğimiz tepkiler ilginçtir değil mi? Öyleyse, kimdir gözümüzün gördüğünü gören, gözümüzün nasıl gördüğünü de gören ve dilerse gösterecek olan bakışın sahibi?

Gördüğümüz her rüya bizimdir; bize aittir ve biraz da biz o rüyaya aitizdir. Uyanılmayan bir rüya, rüya olamaz. Kendimizi rüyamızda ne kadar gerçek hissedersek o kadar rüyadır o rüya. Ancak kendimizi o rüyadan uyandırmadan da rüya diye bilinmez o rüya... Yani uyanmakla rüyanın kamera arkasına geçeriz; ona ait olmaktan çıkarız, o bize ait olmaya başlar. Ancak o zaman yorumlayabiliriz rüyayı. Nesnemiz ederiz onu.

O kadar sahici yaşıyoruz ki dünyada... Kendimizi kaptırdığımız bir filmde ağlar gibi, güler gibi, heyecanlanır gibi... O kadar içine almış ki hayat bizi; sinemaya girdiğimizi (doğduğumuzu) ve sinemadan çıkarılacağımızı (öleceğimizi) unutuyoruz. Ya ışıklar birden yanarsa?

Bu dünyaya geldiğimizi de gideceğimizi de unutmuşsak, kendimizi bir rüyaya/filme kaptırdığımız kesin. Kendimizi kaptırdığımız her şeyden bir an silkinerek uyanacağımız da kesindir. Peki nerede kamera arkası çekimleri? Nerede filmi yorumlama fırsatı? Kim yorumlayacak bu rüyayı? Bu gönüllü aldanıştan nasıl dürtüleceğiz?

Nihaî bakış, yani en son kamera arkası nerede mi? O, Yaradan’ın kendi kutlu nazarında saklıdır. O nazarda olduğumuzu bilerek yaşamalı, o nazarda yer edindiğimizi bilerek gözlerimize görüntüler seçmeliyiz. Varlığımızı “Ol!” sözünün içinde anlamlandıran gerçek Yönetmen’in perdesine anlamlar düşüren bir seyirciyiz/seyredileniz aslında.

Kendimizi o kadar kaptırmayalım filme...

CCTV SİSTEMLERİNDEKİ ÇÖZÜNÜRLÜK VE GÖRÜNTÜ KALİTESİ

KONU:CCTV Sistemlerinde Çözünürlük ve Görüntü Kalitesi
YAYGIN OLARAK GÖRÜLEN HATALI BİLGİLER
Işık Seviyesi : Satıcı "Bu çok iyi bir kamera , düşük lux seviyesi var ve de ucuz " diyecektir. Bu bir suçlama değildir, ama yanlış eksik bir bilgidir.Eğitimi yeterli olmayan profesyonellikten uzak firmaların piyasada ürettiği yanlış jargon kaynaklanmaktadır. Ne olursa olsun distribütör veya üretici tarafından basılmış kataloğa bakın. Kameranın gece gündüz minimum ışık algılama seviyelerini ayrı ayrı öğreniniz. 30m2 lik bir kapalı alanda (duvarlar beyaz varsayılmıştır) 0.5lux minimum ışık illuminations olan bir kamera 50w lık Flamanlı bir ampul aydınlatmasıyla cisimleri kolayca görmenizi sağlamalıdır.Eğer bu şartlar sağlandığı halde görüntüde karıncalanma var ise rahatlıkla kameranızın lux değerinin size söylendiği gibi olmadığına karar verebilirsiniz.

Çözünürlük :580 line(Satır)( 750(H)x580(V); 435,000 pixel bunlar ne mana ifade ediyor.En çok bilinen çözünürlük özelliği Line(Satır) olarak ifade edilir. Yatay ve Düşey piksel sayısını ise 750(H)x580(V) parametresi bize gösterir .piksel sayısı kameranın çözünürlüğünde etkili olsa da bu pratikte pek fark edilmez. Daha çok 580TVL ve 435,000 piksel sizin için bir kıyas unsuru olacaktır.Satıcıya lütfen bu iki özelliği size söylemesini sağlayın.
Tahmini olarak yatay (horizantal) piksel sayısını Satır sayısına çevirmek için TV Lines=PIKSEL X 0.7 X Ie Örnek 750pixel yaklaşık =525TVL dır
Renkli kameralar genellikle siyah beyaz kameralara oranla daha düşük çözünürlüğe sahiptirler.Satın alırken dikkat etmelisiniz, 450lines Y/C Kamera yı sadece bu TV satırı destekleyen bir monitör ve bu satır sayısını destekleyen kontrol ünitelerinde izleyebilirisiniz. Kullandığınız kameranın çözünürlüğünden daha düşük çözünürlüğe sahip monitör ve kontrol üniteleriyle birlikte kullanacaksanız, bilmelisiniz ki kameranızın yüksek çözünürlüğü sizin işinize yaramayacaktır.Aldığınız ürünler özellikleri bakımından birbirini tamamlamamalı ve uygun olmalıdır.

Otomatik Işıklandırma Süresi (Auto Exposere Control) : Elektronik iris olarak ta adlandırılabilir. Bu sistem CCD kameralar için geliştirilmiştir. CCD sensöre gelecek ışık miktarını otomatik olarak ayarlamayı sağlar. Bir çok üreticide Auto İris Lens özelliği olarak belirtir. Manuel İris yerine Auto İris lens kullanmak görüntü kalitesini oldukça arttırır. Uzun süre şiddetli gün ışığına maruz kalınacak yerlerde Auto İris Lens kullanmamak kameraların CCD sensörlerinde tahribata sebebiyet verebilir.
Sensör Boyutları (Sensor Size): Önceki kameralar yuvarlak ve tüp şeklindeydi.Kamera sensörleride bu tüpün şeklinde yuvarlak idi. Buda Kamera görüntülerinin şimdiki şekliyle düz dik kenarları olmasına engel idi. Günümüzdeki CCD sensörler düz ve dikdörtgen şeklindedir. CCD sensörlerin ölçülen dirilmesi diyagonal olarak yapılır. Yani CCD sensörün bir köşesinden 45C eğimle diğer köşesine çekilecek doğrunun boyu CCD sensörün standart ebatlarını verir. Sensör ebatları bilinmelidir. Lens seçimini buna göre yapmanız gerekmektedir. Sensör ebatları bilinmeden seçilen Lensler görüntü kayıplarına , bütün ekranın seyredilememesine sebep olur. Bu konuda detaylı bilgi için Lensler başlığı altındaki yazımızı inceleyiniz. CCD sensörlerin gerilim değerleri Renklide peak to Peak : 1.2 V Siyah Beyaz 1.0V . Lens (Lens) :CCTV lenslerde lens performansı 2 önemli unsura bağlıdır. Odak uzaklığı, ve sensöre ulaşan ışık miktarıdır, ışık miktarını İris ayarlar. İris Manuel /Otomatik veya uzaktan kontrol edilebilir . Odak uzaklığı sabit lenslerde optik olarak büyütme/küçültme mümkün değildir. Vari Fokal Lensler de odak uzaklığını değiştirerek zoom yapabilmek mümkündür. Lens Montajı : Bütün CCTV Lensler C mount(montaj ) olarak imal edilirdi. Ebat ve montaj tipi fotoğrafçılık standartlarına göre ayarlanmıştır. Yeni jenerasyon ürünlerde CS ve C montaj olarak da imal edilmektedir.Aynı kameraya hem C hem de CS tipi lens takmak mümkündür. Kamerayla birlikte verilen yüzük şeklindeki adaptör le iki farklı lens tipini de kameranıza takabilirsiniz. Yanlış tipte takılan Lens fokus ayarını imkansız hale getirir.

Aşağıda iki farklı tipteki lensin Sensör ile Lensin monte edilen flanş ı arasında ki mesafesi gösterilmekte.CS montaj C montaja oranla sensörle arasında daha kısa mesafede fokus sağlar.
Lensler tam olarak birbirleriyle uyumlu değildir. CS tipindeki lens Sadece CS tipinde monte edilebilir. C tipindeki lens ise hem C tipinde monte edilebilir , hem de 5mm lik yüzük adaptör sayesinde CS tipinde monte edilebilir. Lens Ölçüleri : En çok karıştırılan konulardan biride gerçek görüntü boyu, Sensör boyu, lens odak uzaklığı seçimidir. lensler belirli Sensör ölçülerine göre üretilir. Belirli bir sensör boyutuna göre imal edilmiş Lensi daha düşük sensör boyuna sahip kameralarda kullanabilirsiniz. Fakat daha büyük boyutlu CCD Sensörlerde kullanamazsınız. Lensin sensörün üzeninde oluşturduğu görüntü sensörün büyüklüğünün altında kalmaması gerekir. Aksi taktirde monitörde görüntüyü siyah bir çerçeve içerisinde görürsünüz.Yanlış lensi değiştirdiğinizde görüntü düzelecektir. Profesyonel amaçlı kameralarsa 1" 2/3" 1/2" diğer genel amaçlı uygulamalarda 1/3" ve 1/4" kullanılabilir. Yukarıdaki diyagramda bir lens iki farklı sensör de kullanıldığını durumu göstermektedir. 2/3 sensör cismi tam olarak görülebilmektedir. Fakat 1/2 Sensör cismin tümünü görememektedir. Buradan da anlaşılacağı üzere 1/2" Sensör için 1/2 Lens kullanmamak gerekir. Sonuç olarak: Görüntüyü doğru olarak görebilmek için daha küçük boyutlardaki sensörle daha geniş açıyla cisimleri görmemize sebep olur. Lensler daha büyük sensör boyutları için kullanılamamalıdır. Eğer görüntülerde aşırı büyüklük veya açı hatası varsa, lesnle kamera sensörün doğru seçilip seçilmediğine bakınız. Monitör : Görüntü Monitörün diyagonal ekran ölçüleri ve sensörün yapısı na bağlıdır ,aşağıda diyagonal olarak cm /inch olarak monitör sensör büyüklükleri uyum tablosunu göreceksiniz 9"-----0.3--0.6
12"----0.6--1.0
15"----1.0--1.3
17"----1.3--1.6 4 kamerayı bir ekranda görmek için minimum 15" monitör kullanmanız gerekmektedir. 16 kamerayı bir ekranda görmek için minimum 17" , tavsiye edileni ise 21" monitör kullanmanızdır Tek renkli monitörlerde herhangi bir çözünürlük limitinden bahsedilmez. Çözünürlük genelde Satır olarak verilir. 600 TV satır daki görüntüyü 400TV satırda daha geniş ve daha büyük olarak görürsünüz. 9" monitörde 17" monitörden daha keskin bir görüntü alırsınız. Renkli monitörler siyah beyazlara oranla daha düşük çözünürlüğe sahiptirler. Çünkü renklide bir nokta üç ayrı noktadan oluşmuştur. buda teknoloji olarak daha az çözünürlükle imal edilmelerini sağlıyor. . Görüntü Kaydı :CCTV görüntü kayıtları suçlu bulma konusunda yeterli çözünürlüğe sahip olmadıkça eşkal tayininde size yardımcı olmayacaktır. Görüntü kayıtları yeterli ışık altında, uygun çözünürlükte ve birbiriyle uyumlu kontrol cihazları seçildiğinde size yardımcı olacaktır. Piyasadaki bir çok kaydedici 240 T satır ile kayıt yapmaktadır. Bu çözünürlük hiç bir şekilde görüntülerin ve cisimlerin tanınmasında işinize yaramayacaktır.Aynı zamanda kaliteli kaydedilmiş görüntüler, uygun olmayan monitör ve düşük çözünürlükteki kamera görüntüleriyle alındığında doğru sonuçlar alamayacaksınız S-VHS (Süper VHS) yeni jenerasyon video formatıdır.Tek renkte 500TV satır çözünürlükte kayıt yapabilirsiniz. Kompozit video sinyali diye adlandırdığımız Y/C . Chrominance (C) ve luminance (Y) den oluşan iki sinyaldir. C renk ve resim sinyali Y ise parlaklık ışık bilgisi sinyalidir. S-VHS formatında bu iki bilgi birbirinden ayrılır. Eğer S-VHS kamera kullanacaksanız kameraya iki adet koaksiyel kablo çekmeniz gerekir.Video Kaydediciniz bu iki sinyali ayrı olarak tanıyailmeli (S-VHS video formatı girişi olmalıdır) Kaliteli bir görüntü için S-VHS formatı kullanılmalıdır. KAMERAYLA ALINMIŞ GÖRÜNTÜDE OBJELERİN TANINMASI Son br kaç denedir bütün dünyada insanları ve araçları tanıma konusunda yayınlar yapılmakta ve bu konu üzerinde hummalı bir AR-GE faaliyetleri devam etmektedir. Bu büyük bir ihtiyaç ancak ; Sistem mühendisleri hangi kamera lens kombinezonunu kullanacakları konusunda net sonuçlar ortaya çıkartamamışlardır. Bu durumda son kullanıcı ,nasıl karar verecek ? Bu konuda size uygun çözüm için profesyonel kadroyu tercih etmeniz en doğru karar olacaktır. Yanlış açı , kamera ve Lens kombinezonu sisteminizin performansını oldukça düşürecektir. Lensler ve CCTv konusundaki dokümanlarımızda Lesn ve Sensör formatları arasındaki bağlantıları bulabilirsiniz. Ortalam bir insanın boyu 1.7metre dir. Aşağıdaki resimlerde monitör ekranında farklı boyutlarda aynı insanın resimlerini görüyorsunuz. Bir insanın veya aracın tanınması için gerekli mesafeler hakkında bilgi sahibi olmanız için lütfen dikkatle inceleyiniz. Eğer bir cismi veya kişiyi yakından tanımak istiyorsanız daha dar açılı lensler kullanmanız gerekecektir . Bu da kamerayla görüntülediğiniz alanın daraltacaktır. Eğer çok geniş bir alanı izlemek/görüntülemek istiyorsanız kişileri tanıyamayacak sadece bu bölgeyi genel olarak izleyebileceksiniz. Üretici firmalar lenslerde sadece yatay açıyı belirtmektedir. Düşey açı ise yatay açının 3/4 ü kadardır. Aşağıdaki resimde %10 kişiyi tanıma, %50 insanı veya aracı tanıma, %120 daha önceden hiç bilinmeyen birisini tanıma yı anlatmakatır. Görüntüleme Alanı Kamerayla görüntüleyebileceğiniz alan sensörün büyüklüğü, Lensin odak uzaklığı ve cismin Lensten uzaklığına bağlıdır. Aşağıdaki şekilde görüntünün bu parametrelere bağlı olarak değişimini göreceksiniz. Sensor 4:3 genişlik/yükseklik oranına sahiptir. Yukarıdaki resimde sensör boyları ve görüntülemenin açıları hakkındaki bağlantıyı görebilirsiniz. Örnek Olarak Tahmini olarak bir kişinin 50 metrede tanınması için gerekli hesaplamayı yapalım Lens 2/3" 2 x 1.6=3.2M Bu formülde görüldüğü üzere bir kişiyi 50 metreden tanımak için 103 mm lik bir lens kullanmak gerekecektir. Satıcınıza mutlaka bu detayları sorup öğrenin. akdi taktirde yanlış ürün alacak ve sisteminizin tam performans ile çalışmayacaktır. Görüntülenen cisim ile , monitörde oluşan resim arasında 1.6M fark vardır. Bu oran mesafeye göre değişmektedir. Örnek olarak 50mm Lens 2/3" kamera ile 125 metrede 9.7% görüntü 20 metrede 60.6% görüntü 10 metrede 120% görüntü açısıyla izleme yapar 50mm Lens 1/2" Kamera ile 150metrede %11.2 30 Metrede %56 16 metrede %120 açıyla izleme yapabilir.

KAMERALAR HAKKINDA GENEL BİLGİ


KAMERALAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER
Kameraların özelliklerini daha iyi anlama, ve çalışma prensipleri hakkında bilgi edinmeniz için aşağıdaki yazımızda aydınlatıcı bilgileri bulacaksınız.Aşağıda sadece CCD kameralar konusu ele alınacaktır. Güvenlik sistemlerinde büyük oranda CCD kameralar kullanılmaktadır.

Kamera Sensörleri:
CCD İngilizcide Charged Coupled Device (Çift Geçirgenli Aygıt) ın kısaltmasıdır.Işığa duyarlı binlerce foto diyot (Photodiode) tan oluşan Küçük düz bir ekran dır. Her bir foto diyot ışığın üzerine düşmesiyle bir gerilim üretir. Eğer foto diyotta herhangi bir gerilim yok ise üzerine ışık düşmediğini ve bu alanın siyah olacağını söyleyebiliriz. Üretilen gerilim ışık şiddetinin büyüklüğüne göre oluşur. Işık şiddeti büyüdüğünde her bir foto diyotun ürettiği gerilimde otomatik olarak büyür. Maksimum ışık şiddetinde üretilin gerilimin maksimum değeride beyaz alan olarak tanımlanır. Farklı Işık aralığı ve oluşacak geriliminde farklı aralıklarına sebep olur. Bu gerilim aralığı gri /gölgeli alanları oluşturur. Renkli CCD kameralarda ise chrominance sinyal ışığın renklerini algılar. Renkli bir kameraya tek renkli bir ışık verilirse chrominance bilgisi işletilemez. Renkli Kameralarda Y/C çıkışı mevcuttur.


CCD Sensörlerin ışık miktarı aralıkları limitlidir. Bu limitler kameraların ortama göre seçilmesini zorunlu kılar

Video sinyalinin alan genişliği CCD tarafından oluşturulur. CCD tarafından üretilen video sinyali monitörde her defasında alanın 1/2 sinde gösterilir. Örnek olarak 625 satırdan oluşmuş bir görüntü , birinci defada 312 (1/2) ikinci periyotta 312(1/2) olarak toplamda 625 satır monitörde görünecektir. Bu kameranın 2:1 interlaced resim özelliği olarak bilinir. Bu 625 satır iki interlaced alanın oluşturduğu frame(çerçeve) olarak bilinir. CCD üzerindeki foto diyotlar tarafından üretilen gerilim en alt seviyeden en üst seviyeye ölçümü de Peak to Peak değeri olarak bilinir. Bu değer CCD nin üretildiği yarı iletken maddeye göre değişir. ışık kaynağının oluşturduğu gerilim 0.3 Volttan 1 Volta kadar değişiyorsa P/P (peak to peak) 0.7V olarak tanımlanır. Bu gerilim değişimi kompozit vidyo sinyal olarak bilinir. Kompozit sinyal denmesinin sebebi, senkronizasyon ve ışık bilgisi aynı sinyal içerisindedir.


625 sadece CCD sensörün saniyede 625 defa tarandığını gösterir. Çözünürlük ise CCD sensör üzerindeki piksel sayısıyla ölçülür.Bir kamera hakkında bilgi sahibi olmanız için bir spesifikasyonu bilmeniz gerekir. Bunların İngilizce Türkçe karşılıklarını aşağıda bulacaksınız.
Sesnsitivity : Işık Hassasiyeti
Signal to noise ratio : Sinyal/gürültü oranı
Automatic Gain Control : Otomatik Kazanç Kontrolü
Resulation : Çözünürlük
--------------------------------------------------------------------------------
Sesnsitivity ( Işık Hassasiyeti)

Bir çok uygulama alanında önemli olmamasına rağmen en çok bilinen kamera özelliklerinden biri hassasiyettir. Işık hassasiyeti CCD üzerine düşen ışık miktarının ne kadarının algılandığını lüks (lux) olarak gösterir. Kamera üreticilerin en düşük ışık algılama seviyesi olan CCD üretiminde çok çetin rekabeti vardır
Signal to noise ratio ( Sinyal/gürültü oranı )
Aşağıdaki tabloda video sinyalinin kazanç ve gürültü oranlarını görmektesiniz.Bir video sinyalinde gürültü ;gerçek sinyalde çevre şartları ve CCD teknolojisinin limitleri ile alakalı olarak istenmeyen sinyaller bulunur.
s/n oranı desibel (decibel) olarak tanımlanır. Ama bu kazanç değildir sadece gerçek sinyalle gürültü sinyalinin oranıdır.

dB
Ratio
100
100,000:1
60
1,000:1
50
316:1
40
100:1
30
32:1
20
10:1
10
3:1


Bu tabloda 40db kazanca sahip bir kameranın s/n oranının 100:1 olduğunu görmektesiniz. Bunun manası sinyal 1/100 oranında gürültü içermekte demektir. Kazanç 20db ise sinyalin %10 oranında gürültü içerdiği şeklinde anlaşılır.
Aşağıda tablo oranlar ve alabileceğiniz kaliteli sinyalleri konusunda fikir vermektedir

S/N ratio dB
S/N ratio:1
Resim Kalitesi
60 dB
1,000
Mükemmel bir görüntü. Gürültü görünmemekte.
50 dB
316
İyi , ama biraz gürültü var, resim kalitesi iyi
40dB
100
Kabul edilebilir sınırlarda gürültü var, resimde bazı kayıplar olabilir ama görüntü kalitesi kabul edilebilir seviyelerde.
30 dB
32
Zayıf bir görüntü, Resimde ciddi kayıplar var
20 dB
10
Kullanılması mümkün olmayacak dererce de görüntüde kayıp var
Automatic Gain Control ( Otomatik Kazanç Kontrolü)
Farklı seviyelerdeki ışık CCD sensörün üstüne düştüğünde oluşacak video sinyalini optimum seviyede tutmak için bu seviyenin sürekli ayarlanması gerekir. AGC fonksiyonu video sinyalini değişen ışık şiddetlerinden etkilendirmeden sürekli istenilen seviyede kalmasını sağlar. Video sinyalinin arttırılması esnasında , sinyale bir miktar gürültü eklenir bu eklenen gürültü ve sinyal seviyesinin arttırılması s/n oranı olarak bilinir. Video sinyali seviyesi arttırılmadan verildiği zaman (AGC fonksiyonu etkin olmadığında) görüntü değişen ışık şiddetlerinde bozulacaktır.
Resulation (Çözünürlük)
Yatay çözünürlük CCD sensörün üzerindeki bir uçtan diğer uca bulunan transiztörlerin miktarı hakkında bilgi verir.Bu parametre CCD sensör üzerinde kaç adet piksel (görüntü algılama aygıtları) in olduğu ve kamera bordunun bant genişliği çözünürlüğün değerini gösterir. Tipik bir kamera 350 TVL (TV line) yatay çözünürlüğe sahiptir. Yüksek çözünürlüklü bir kamera 450 TVL den daha fazla satır sayısına sahiptir
Renkli kameralarda farklı olarak chrominance ve luminance sinyal ayrılır. Bu Y/C sinyali ayrılmış sinyal olarak bilinir. İki adet Koaksiyel kablo kullanılır. Tipik bir kameranın çözünürlüğü 500TVL dir.
SİYAH BEYAZ VEYA RENKLİ KAMERA
İnsan gözü renkli görüntüleri çok daha iyi seçer ve hatırlar. Kahverengi göz, kırmızı gömlek, mavi kot dediğimizde bir nesnenin görüntüsünü çok daha iyi hayal edebiliriz. Siyah beyaz kameralar daha çok gece düşük ışık olduğu durumlarda daha kullanışlıdır. Ayrıca siyah Beyaz Kameralarda Infra Red (IR) algılaması mevcuttur.(IR illumination). Bu da gece zifiri karanlıkta kullanılabilir net görüntü almamızı sağlar

ANALOG DİJİTAL KAMERALAR
Daha Önceleri analog kameralar daha sık kullanılırdı. Bu kameralar kaliteli görüntü verebilir , fiyatları da oldukça ucuzdur. Ancak günümüzde üretilen ve çokça kullanılan DSP (Digital Signal Processing) Kameralar daha esnek ve görüntü işleme ve düzeltme özellikleriyle daha kullanışlıdır. DSP CCD sensörün üzerinde bir mikroçiptir veya chip sets olarak adlandırılır.
DSP üreticileri iki farklı teknoloji kullanırlar standart ve premium DSP. Standart DSP genellikle çok geniş ışık aralılarında kullanmak için tavsiye edilir. Premium DSP Kameralar daha zengin fonksiyonları vardır. BLC (Backlight compensation) video Motion (hareket algılama) uzaktan ayar yapabilme (remote set-up) serial haberleşme bağlantısı, on screen menü (OSD) gibi fonksiyonlar Premium DSP kameralarda bulunur<
Bazı uygulamalarda standart DSP kameralar kullanılabilir. Fakat gelişmiş özellikler gereken uygulamalarda premium DSP kameraların kullanılması gerekir. DSP teknolojisi CCD sensör 64 eşit bölgeye ayırır. DSP fonksiyonu her bir bölümün ışık seviyesini ayrı ayrı hesaplar ve buna göre görüntü ayarlarını otomatik olarak ayarlar
DSP fonksiyonu özellikle ışık tutarsızlıklarının çok olduğu alanlarda daha sık kullanılır. Örnek olarak pencereye doğru bakan bir kamera ışığın geldiği bölgeyi aşırı parlak oda içerisindeki cisimleri ise karanlık gösterecektir. DSP fonksiyonu görüntü alanını 64 e bölerek her bir alanı ayrı ayrı ışık şiddetlerine göre düzenler.Aydınlık yerlerin ışık seviyesini düşürür karanlık bölgelerininkini ise arttırır.

CCD Çip Boyutu (CCD Chip Size)
CCTV kameralarda genellikle camcorder ler için üretilmiş COD chip ler kullanılır. Diyagonal olarak çoğunlukla 1/2" 1/3" 1/4 ebatlarında algılama ekranları vardır
1/2" En yüksek ışık algılama ve çözünürlüğü sahiptir. CCD sensörün alanı büyüdükçe çözünürlük ve ışık algılaması artış sağlar. Daha küçük CCD çip ebatlarına sahip Sensörlerde çözünürlük ve ışık algılama düşecektir. 1/4" kameralar daha ekonomik , düşük çözünürlüğün kabul edilebileceği uygulamalarda kullanılır.

DIJITAL FOTOĞRAF ÇEKME TEKNİKLERİ



DIJITAL FOTOĞRAF ÇEKME TEKNİKLERİ
ALTIN KURALLARI IUYGULAYARAK MÜKEMMEL FOTOĞRAFLAR ÇEKEBİLİRSİNİZ

1)İlk kez kullanacağınız hafıza kartını kullanmadan önce mutlaka formatlayın. Bu işlemi yapmadan kullanırsanız çektiğiniz fotoğraflar kaybolabilir.
2. Çekim yapmaya çıkmadan önce bir poz deneme çekimi yapın. Herhangi bir şey eksik yada problemliyse bu yolla tesbit edip düzeltebilirsiniz.
3. Bazı digital fotoğraf makineleri preview özelliklidir, çekilen fotoğrafı OK tuşuna bastıktan sonra hafızaya kaydeder. Buna dikkat etmezseniz fotoğraflarınız kaydolmaz.
4. Amacınıza göre çekim kalitesini değiştirerek belleği verimli kullanınız.Eğer web sitesi tasarımı veya e-posta eki için çekim yapıyorsanız Economy ayarını, fotoğraf baskısı için çekim yapıyorsanız Best ayarını, Arşivlemek için çekim yapıyorsanız Normal ayarını kullanabilirisiniz.
5. Menü ayarlarıyla oynayıp kameranın ayarlarını içinden çıkılamayacak kadar bozduysanız, setup menüsünden reset fonksiyonunu kullanarak makinenizi fabrika çıkış ayarlarına getirebilirisiniz.
6. LCD parlaklık ayarınızı güneşli ortamlarda yükseltiniz. Karanlık ortamlarda parlaklığı düşürerek bataryayı tasarruflu kullanabilirsiniz.
7. Bataryadan tasarruf etmek için makinenizi kapalı tutarsanız açana kadar çekebileceğiniz fotoğrafları kaçırabilirsiniz. Bu gibi durumlarda makine açık LCD kapalı konumda tutularak vizörden çekim yapılmalıdır.
8. Kameranızı açık unutup bataryanın tamamen boşalmasını önlemek için setup menüsündeki Auto power off fonksiyonu devreye sokulmalıdır.
9. Çekimlerinizde digital zoom özelliğini mümkün olduğu kadar kullanmayınız. Digital zoom çekim kalitesini düşürmektedir. Dilerseniz daha sonra bilgisayarda görüntüyü büyütüp digital zoom elde edebilirsiniz.
10. Kamera vizörü yanında kırmızı veya yeşil yanan ışıklar vardır bunlar kameranın netleme işleminin, otomatik ayarlarının veya flaşının hazır olup olmadığını gösterir. Eğer kırmızı yanıyorsa çekim yapmayıp yeşil yanana kadar beklenmelidir.
11. Net fotoğraflar çekmek ve titremelerden etkilenmemek için yüksek enstantane değerleri ile çekim yapınız. Çoğu makinede bu değer 1/50 değerine ayarlıdır. 1/125 ideal bir değer olabilir.
12. Işığın az olduğu koşullarda Enstantane ve Diyafram değerini düşürünüz. Makinenizde ISO ayarlama özelliği varsa ISO değerini biraz yükseltiniz, çok fazla yükseltmek görüntü kirliliğine neden olabilir. Makineyi titretmemek için dirseğinizi vücudunuza dayayabilir, kapı pencere pervazlarına dayanabilir, masa, kitap gibi nesneleri sehpa niyetine kullanabilirsiniz.
13. Flaşınızın kaç metreye kadar aydınlattığını bilirseniz doğru pozlama yaparsınız. Kullanım kitapçığının özellikler bölümünden Flash Guide Number (GN) değerini öğrenip, bu değeri kullandığınız diyafram değeri (f) ile bölerseniz flaşınızın kaç metreyi aydınlatabildiğini öğrenirsiniz.
Örnek: GN değeri 10 olan bir makine ile 1.8 diyafram değeri ile 10/1.8=5.5metre uzaklığa kadar flaşlı çekim yapabilirsiniz.
14. Karanlık ortamlarda flaş kullandığınızda gözler kırmızı çıkar. Bunun nedeni göz bebeğinin karanlıkta büyümesidir ve flaşın gözün arka tarafındaki ağ tabakasını aydınlatmasıdır. Bunu önlemek için flash menüsünden Red Eye Reduction fonksiyonunu aktif hale getiriniz. Bu fonksiyon aktive edildiğinde LCD de göze benzeyen bir sembol görünecektir. Kırmızı göz engelleme aktifken deklanşöre basıldığında flaş önce birkaç kez çakacak ardından çekim yapılacaktır. Bunun amacı çekim öncesi göz bebeğini küçültmektir. İlk flaş çaktığında çekim yapıldı zannedip pozisyonunuzu bozmayınız.
15. Bazı durumlarda ışık az ama ortam güzeldir. Flaş ortamın bütün büyüsünü bozabilir. böyle durumlarda flaşı iptal ederek çekim yapınız. Birde flaşlı deneme yapılabilir. Güzel olmayan poz daha sonra silinir.
16. Portre çekimlerinde çekilecek kişinin arkasında güneş varsa yüzlerin karanlık çıkmaması için mutlaka flaşı kullanınız.
17. Gece çekimlerinde flaşı kullanırken makinenizi gece moduna getiriniz.
Örneğin arkada ışıl ışıl bir manzara önde arkadaşınız ve karanlık bir gece. Doğrudan flaşla çekerseniz arkadaki manzara fotoğrafta yer almaz. Flaş kullanmazsanız şimdide arkadaşınız fotoğrafta yer almaz. Makine gece moduna getirildiğinde perdeyi arkadaki manzarayı pozlayacak kadar açık tutar kapanmadan hemen önce flaş çakarak sizi de manzaranın içine dahil eder. Bu teknikleri denemeyi alışkanlık haline getiriniz.
18. Kar ve Kum gibi açık rengin neredeyse tüm kadrajı doldurduğu durumlarda otomatik ışık ölçümü hata yapar. Bunu telafi etmek ve çekmek istediğiniz konuların kara lekeler olarak değil de gerçek renklerle görünmesini istiyorsanız, bir iki stop pozlama telafisi yapınız. Yani +/- şeklinde gördüğünüz EV ayarını duruma göre +1 yada +1.5 yapınız.
19. İnsan ve Çevre konulu bir fotoğraf çekiminde kişilere mümkün olduğu kadar çok yaklaşınız. Kişileri kareye bit kadar yerleştirip tüm binayı çekerseniz, kimin kim olduğu anlaşılmayacak, anlamsız bir fotoğraf olacaktır. Önce kişileri binanın önünde çekip ardından binayı tek başına çekerseniz ve albümde bu iki fotoğrafı yan yana koyarsanız kişilerin o bina önünde olduğu anlaşılacaktır.
20. Güneşin tam tepede olduğu saatlerde çiğ bir ışık olduğu için bu saatlerde çekilen fotoğraflar sanıldığı gibi güzel olmayacaktır. Sabah ve Öğleden sonra gibi ışığın yatay olduğu saatler çekim için daha uygundur. 21. İnsanları şirin göstermek için yukardan fotoğraf çekiniz. Bu boyların kısa görünmesine neden olsa da yüzleri şirin gösterir. Bir insanı büyük ve şişman göstermek için aşağıdan çekebilirsiniz bunu bayanlarda denemeyiniz.
22. Bir objeyi yarım metreden daha yakın bir mesafeden çekiyorsanız, makinenizde makro fonksiyonunu aktif hale getiriniz. Makro aktifken LCD ekranda bir çiçek resmi görürsünüz. Artık istediğiniz kadar yaklaşabilirisiniz. 23. Net çekimler için diyafram değerinin mümkün olduğu kadar yüksek olması gerekir. Işığın fazla olduğu ortamlarda diyafram değerini yükselterek daha net pozlar elde edebilirsiniz.
24. Kameranızda Auto focus ile ilgili ayarlar bölümünde AF Area seçeneği varsa bu ayar sayesinde fotoğraf karesinin herhangi bir alanını netleştirerek çekim yapabilirisiniz.
25. Hafıza kartlarını makineniz açıkken çıkartmayınız. İçindeki bilgiler zarar görüp, kartınız bozulabilir. Çoğu makine hafıza kartının kapağını açınca makineyi kapatır. Yinede buna dikkat edilmelidir.
26. Eğer bilgisayarınıza fotoğrafları aktarırken sabit diskinizde dosya kopyalar gibi rahat biçimde çalışmak istiyorsanız, harici hafıza kartı okuyucusu edininiz. Fotoğraf makinenizin hafıza kartını seyyar hafıza olarak da kullanabilirsiniz.
27. Çektiğiniz fotoğrafın en fazla hangi boyutta basılacağını fotoğraf çözünürlüğünü 60'a bölerek bulabilirsiniz.
Örnek 1: 800x600 800/60=13 600/60=10 Maximum 10X13 ebadında fotoğraf baskısı
Örnek 2: 2048x1536 2048/60=34 1536/60=25 Maximum 34x25 ebadında fotoğraf baskısı
28. Objektifleri yumuşak dokuya sahip bir bezle yuvarlak hareketlerle temizleyiniz. Kesinlikle alkol gibi çözücü maddeler kullanmayınız. Bunlar lensin üzerindeki film tabakasını bozabiliriler. Kum gibi cisimleri hava fırçasıyla temizleyin aksi takdirde objektifinizi çizersiniz. 29. Kumsal gibi küçük kum taneleriyle dolu bölgelerde makinenizi çok iyi koruyunuz. Bu tanecikler çok tehlikelidir. Bir rüzgar esmesi bile makinenizin sonunu getirebilir.

FOTOĞRAF ÇEKİMİNİN PÜF NOKTALARI



Fotoğraf Çekmenin Püf Noktaları


te}

FOTOĞRAFINI ÇEKTİĞİNİZ KİŞİNİN GÖZÜNÜN İÇİNE BAKIN
Gerçek yaşamda olduğu gibi, fotoğraf çekerken kişinin gözünün içine bakmak arada bir bağ oluşturur. Birinin fotoğrafını çekerken makineyi kişinin göz seviyesinde tutun. Çocuklar söz konusuysa, bu onların boyuna inmeniz gerekiyor demektir. Çektiğiniz kişinin her zaman makineye bakması gerekmez. Tek başına göz seviyesi açısı sizi resmin içine çeken kişisel ve davetkar bir duygu yaratır.


SADE BİR ARKA PLAN KULLANIN
Sade bir arka plan fotoğrafını çektiğiniz objenin daha iyi görüntülenmesini sağlar. Makinenizin vizöründen bakarken çektiğiniz objenin çevresini inceleyin. En sevdiğiniz yeğeninizin kafasından çıkan antenler, kulaklarından sarkan arabalar olmaması için özen gösterin.

DIŞ MEKANDA FLAŞ KULLANIN
Parlak gün ışığı yüzde istenmeyen derin gölgeler oluşturabilir. Yüzü aydınlatmak için flaş kullanarak gölgeleri yok edin. Güneşli havalarda insan resmi çekerken flaşınızı açmayı unutmayın. Dolgu flaşı (fill-flash) modunu ya da tam flaş (full-flash) modunu seçebilirsiniz. Fotoğrafını çektiğiniz kişi en fazla 1,5 metre uzaklıktaysa dolgu flaşı, daha uzaktaysa tam flaş modu gerekebilir. Dijital bir fotoğraf makinesiyle sonuçları incelemek için fotoğraf görüntüleme panelini (LCD ekran) kullanın.

Bulutlu günlerde varsa sürekli flaş modunu seçin. Flaş insanların yüzünü aydınlatır ve yüz hatlarının öne çıkmasını sağlar. Bulutlu günlerin hafif ışığı bazen hoş sonuçlar verebildiğinden, flaşsız olarak da fotoğraf çekmeyi deneyin.

DAHA YAKINA GİDİN
Fotoğrafını çektiğiniz nesne arabadan daha küçük bir objeyse, deklanşöre basmadan bir, iki adım yaklaşıp zoom kullanın. Amacınız fotoğraf karesini fotoğrafını çektiğiniz objeyle doldurmak olmalı. Yakın çekimle, kalkmış bir kaş ya da serpiştirilmiş çiller gibi anlam katacak ifadeler yakalayabilirsiniz.

Ancak fazla yakına giderseniz fotoğrafınız bulanıklaşır. Çoğu fotoğraf makinesinin en yakın odak mesafesi yaklaşık 90 cm ya da makinenizden bir adım uzaklıktadır. Fotoğraf makinenizin en yakın odak mesafesinden (emin olmak için makinenizin kullanım kılavuzuna bakın) daha yakına giderseniz fotoğraf bulanık çıkar.

FOTOĞRAFINI ÇEKTİĞİNİZ OBJEYİ TAM ORTALAMAYIN
Sahnenin tam ortası, gösteri yapan kişi için bulunmaz bir yerdir. Ancak, fotoğraf karenizin tam ortası için aynı şeyi söylemek doğru değil. Çektiğiniz nesneyi fotoğraf karesinin tam ortasından hafif yana kaydırarak, fotoğrafınıza hayat verin. Vizörünüzde karelerden oluşan bir oyun tahtası olduğunu varsayın. Şimdi fotoğrafını çektiğiniz nesneyi tahtadaki karelerden birine yerleştirin.

Otomatik odaklı bir fotoğraf makineniz varsa, bu tür makinelerin çoğu vizörün ortasında bulunan nesneye odaklanacağından, odağı kilitlemeniz gerekir.


ODAĞI KİLİTLEYİN
Çektiğiniz obje, fotoğrafın tam ortasında değilse net bir fotoğraf elde edebilmek için odağı kilitlemeniz gerekir. Otomatik odaklı fotoğraf makinelerinin çoğu fotoğrafın merkezinde ne varsa ona odaklanır. Ancak fotoğraf kalitesini artırmak için çoğu zaman çektiğiniz nesneyi tam ortadan hafif yana kaydırmanız gerekir. Bulanık bir fotoğraf çekmek istemiyorsanız, önce çektiğiniz nesne tam ortadayken odağı kilitlemeli, ardından da nesne ortadan yana kayacak şekilde kompozisyonu değiştirmelisiniz.

Odağı genellikle üç adımda kilitleyebilirsiniz. Önce, nesneyi tam ortaya yerleştirin ve deklanşörü yarım basılı halde tutun. İkinci olarak, deklanşör hala yarım basılı halde makinenizi oynatarak nesneyi ortadan yana kaydırın. Üçüncü ve son olarak, fotoğrafı çekmek için deklanşöre tam olarak basın.

FLAŞINIZIN ETKİ MESAFESİNİ ÖĞRENİN
Flaş kullanılırken yapılan en yaygın hata flaşın etki mesafesi dışındaki nesneleri çekmektir. Bu neden yanlış? Flaş etki mesafesinin uzağından çekilen fotoğraflar karanlık olacağı için bu yanlıştır. Birçok fotoğraf makinesinde maksimum flaş etki mesafesi 4,5 metreden (yaklaşık 5 adım) daha kısadır.

Sizin makinenizin flaş etki mesafesi nedir? Makinenizin kullanım kılavuzuna bakın. Bulamadınız mı? O zaman işi şansa bırakmayın. Çekeceğiniz nesneden 3 metreden daha fazla uzaklaşmayın.

IŞIĞA DİKKAT EDİN
Fotoğrafını çektiğiniz nesneden sonra fotoğrafın en önemli öğesi ışıktır. Işık çektiğiniz fotoğraftaki her şeyin görünümünü etkiler. Anneannenizi çekerken, yandan vuran parlak gün ışığı kırışıklıkları belirginleştirir. Oysa bulutlu bir günün loş ışığı aynı kırışıklıkları gizler.

Çektiğiniz nesne üzerine fazla ışık düşmesini istemiyor musunuz? O halde ya kendiniz yer değiştirin ya da çektiğiniz nesnenin yerini değiştirin. Manzara fotoğrafı çekerken, ışığın kavuniçine çaldığı ve tüm arazi boyunca uzanıp gittiği sabahın erken ya da akşamın geç saatlerini deneyin.

BİRKAÇ DİKEY RESİM ÇEKİN
Fotoğraf makineniz dikey duramıyor mu? Dikey fotoğraf çekmek için yana doğru hiç yatırmadıysanız elbette duramaz. Dikey bir fotoğrafta her tür nesne daha iyi görünür. Sarp kayalar üzerindeki bir fenerden Eiffel Kulesine, bebek havuzunda zıplayıp duran 4 yaşındaki yeğeninize kadar her şey. O halde bundan sonraki denemenizde fotoğraf makinenizi yana yatırıp dikey bir iki resim çekmeye özen gösterin.

YÖNETMEN GİBİ DÜŞÜNÜN
Fotoğraf çekerken denetim sizde olsun; fotoğrafların kalitesinin ne kadar arttığını siz de görün. Yalnızca bir fotoğrafçı gibi değil bir film yönetmeni gibi hareket edin. Film yönetmeni her şeyi kontrolünde tutan kişidir. Yer seçimini yönetmen yapar: “Herkes arka bahçeye çıksın.” Aksesuarları yönetmen seçer: “Kızlar, pembe gözlüklerinizi takın.” İnsanları yönetmen organize eder: “Şimdi biraz daha yaklaş ve kameraya doğru eğil.”